ön yükleyici

Diş İmplantları

İmplant tedavisi

 

Diş implantı nedir?

Diş implantı, çeşitli nedenlerle kaybedilen dişlerin yerine çene kemiğine yerleştirilen titanyum vidaların yapay diş kökü görevi gördüğü bir sistemdir.

 

Diş implantı hangi malzemeden yapılır?

Diş implantları biyouyumlu bir malzeme olan titanyumdan yapılır.

İmplant tedavisi konforlu ve güvenli bir işlem midir?

İmplant tedavisi, yetkin bir ekip tarafından, tamamen steril şartlarda yapıldığında oldukça konforlu ve güvenli bir tedavi uygulamasıdır. Ancak implant tedavisinin iki aşamalı bir tedavi olduğu bilinmelidir. Tamamen başarılı bir implant tedavisi için cerrahi olarak iyi yerleştirilmiş bir implant üzerine uyumlu ve estetik bir protez yapılması gerekir.

 

Diş implantlarını kimler alabilir?

18 yaşını doldurmuş ve kemik gelişimini tamamlamış hastalara implant tedavisi uygulanabilmektedir ancak her tedavide olduğu gibi implant tedavisinde de bazı faktörler önemlidir. İmplant tedavisinde aranan en önemli faktör çene kemiğinin durumu ve kemik miktarının yeterli olup olmadığıdır. Kemik yoğunluğum yeterli değilse implant tedavisi yaptırabilir miyim diye düşünüyorsanız cevabınız evet çünkü yeterli kemik bulunmayan bölgelerde kemik tozu olarak da bilinen greft uygulamalarımızla yeterli kemik yoğunluğunu elde edebiliyoruz. yoğunluk. Bu sayede tedavimizi başarıyla gerçekleştirebiliriz. Ancak şeker hastalığı, tansiyon, kan pıhtılaşma sorunu ve ileri düzeyde kalp rahatsızlığı olan hastalara doktorlarından izin almak şartıyla diş implantı operasyonları gerçekleştiriyoruz.

İmplant operasyonu sırasında ağrı veya acı olur mu?

Diş implantı operasyonlarında ağız içerisine uygulanan lokal anestezi sayesinde hasta herhangi bir ağrı veya sızı hissetmez. Operasyon sonrasında hissedilen ağrı ya da sızı günlük yaşamımızda kullandığımız bir ağrı kesici ile rahatlıkla giderilebilir.

 

İmplant operasyonları genel anestezi altında yapılabilir mi?

Cevap Evet. Uzman doktorumuz ve anestezi ekibimizle birlikte implant operasyonunu tamamen steril hastane koşullarında gerçekleştirebiliyoruz.

İmplantların ağza yerleştirilmesi ne kadar sürer?

Her operasyonda farklılık gösterse de implantın yerleştirilmesi ortalama 15 ila 20 dakika sürer.

 

Diş çekildikten hemen sonra implant yerleştirilebilir mi?

Bunun cevabı hastaya bağlıdır. Eğer çekim yapılan bölgede herhangi bir kusur ya da iltihabi bulgu yoksa o bölgeye hemen implant uygulayabiliyoruz. Bir diğer durumda ise ilgili bölgede kemik rehabilitasyonu gerçekleştirmek amacıyla greft uygulaması gerçekleştiriyoruz. Greft uygulamamızın ardından 2 ay kadar bekleyip, ilgili bölgenin iyileşmesi sonrasında implant uygulamamızı gerçekleştiriyoruz.

İmplant sonrası protezler için ne kadar süre beklenir?

İmplant uygulamasından sonra implantın çene kemiğine uyum sağlaması için 2 ila 4 ay kadar bekliyoruz, sonrasında protezlerimizi yerleştirebiliyoruz.

Eksik her diş için implanta ihtiyacım var mı?

Eksik her diş için implant yapılmasına gerek yoktur. Bir bölgede birden fazla diş eksikliği olması durumunda 1 implant ile 2 ve 3 adet protez diş yapabilmekteyiz.

 

İmplant tedavisinin avantajları nelerdir?

İmplant tedavisi sonrasında yapılan protezler doğal dişe en yakın yapıyı oluşturur. Diğer protezlere göre daha estetik ve doğal bir görünüme sahiptir. İmplant tedavisi sayesinde gerçek dişlere zarar vermeden diş eksikliklerini kolaylıkla giderebilir ve mevcut kemik seviyesini koruyabiliriz. Ayrıca tutuculuğu çok zayıf olan alt çene total protezlerinde yeterli kemik düzeyimiz olmasa bile yerleştireceğimiz 2 implant ile tutuculuğu çok daha yüksek seviyelere çıkarabiliyoruz.

Diş implantının ömrü ne kadardır?

Diş implantları ömür boyu sorunsuzca kullanılabilir. Ancak her diş tedavisinden sonra olduğu gibi ağız hijyenine dikkat etmek, gerekli özen ve dikkati göstermek çok önemlidir. Bu sayede implantları ömür boyu sorunsuz kullanabiliyoruz.

İmplantların bakımı ve temizliği nasıl yapılmalıdır?

Tıpkı kendi dişlerimiz gibi implant protezlerimizi de doktorumuzun önerdiği şekilde günde 2 defa fırçalamamız gerekmektedir. İmplantlarımızın arayüzlerinde biriken plak ve yemek artıklarını da arayüz fırçası veya diş ipi ile temizlememiz gerekmektedir. Ayrıca gargara ve gargaralarla ağız hijyeninizi ve implant sağlığınızı en üst düzeye çıkarabilirsiniz.

İmplantlarda alerji veya kanser riski var mıdır?

İmplantlarda kullanılan malzemeler biyouyumlu olduğundan ve vücutla reaksiyona girmediğinden alerji veya kansere neden olma riski yoktur.

İmplant uygulamaları pahalı bir tedavi midir? 

İmplant tedavileri ilk başta pahalı bir tedavi gibi görünse de sağladığı estetik, konfor ve diğer avantajlar göz önüne alındığında aslında pahalı bir tedavi değildir.

İmplant operasyonu öncesinde sürekli kullanılan ilaçlar var ise bunların kesilmesi gerekir mi?

İmplant uygulaması öncesinde doktorunuzun kontrolünde bazı ilaçları bırakmanız gerekebilir. Bu nedenle diş hekiminiz ile doktorunuzun sürekli iletişim halinde olması çok önemlidir.

İmplant destekli protezin gece çıkarılması gerekir mi?

İmplant destekli protezler sabit ve hareketli olmak üzere 2 tipe ayrılır. Sabit protezlerinizi tıpkı kendi dişleriniz gibi kullanmanız ve ağız içinde iyi bir şekilde bakımını yapmanız yeterliyken, tam diş protezleri veya diğer adıyla takma dişlerde geceleri çıkarıp bakımını yapmanız ağız hijyeniniz açısından çok daha iyidir. toplumda damak zevki olarak.

İmplant destekli protezler yenilenebilir mi?

Mevcut ömrünü tamamlamış veya değişen estetik beklentiler sonucunda implant destekli protezlerin yenilenmesi mümkündür. Çenede mevcut implantlar korunabildiği gibi mevcut üst yapı da istenilen estetik boyutlarda değiştirilip yenilenebilir. Ayrıca iyi bir ağız bakımı ile protezlerinizin ömrünü uzatabilirsiniz.

Sigara içenlere diş implantı önerilir mi?

Sigara ve alkol kullanan bireylerde implantın iyileşme süresi olumsuz etkilenmektedir ve ilerleyen zamanlarda kemik sağlığını olumsuz etkilediği için istemediğimiz sonuçları görmekteyiz. Ancak hastalarımızdan en azından ameliyat sonrası iyileşme döneminde sigara ve alkolden uzak durmalarını rica ediyoruz.

 İmplant operasyonu sonrasında iyileşme ve bekleme sürecinde dişsiz mi kalırsınız?

 

Hastalarımız bu dönemi dişsiz geçirmek zorunda kalmıyor. Yapılan geçici protezler sayesinde hastalarımız geçici dişleriyle yaşamlarına devam edebilmektedir.

Operasyondan ne kadar süre sonra günlük hayata dönebilirsiniz?

İmplant operasyonundan hemen sonra günlük hayatınıza dönebilir, 1 veya 2 gün sonra ise işinize gidebilirsiniz.

ANINDA İMPLANT VE DİSK

Günlük hayatta dişlerimiz hem estetik hem de fonksiyonel olarak hayatımızda büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle amacımız her zaman kendi dişlerimizi ağzımızda tutmak olmalıdır. Ancak çekilmesi gereken dişlerimiz varsa implant uygulaması bu anlamda bizim için çözüm olacaktır.

Klasik implant uygulamalarında diş çekimi sonrasında bir süre beklemek zorunda kalmaktayız ancak modern implant uygulamalarında ve gelişen teknoloji sayesinde anında implant ve diş yapmak mümkün olmaktadır. İmplant uygulamamızın hemen ardından yaptığımız immediyat yani geçici protezlerle hastalarımız hemen dişlerine kavuşabilmektedir.

Literatür çalışmalarının da desteklediği gibi iyi bir implant uygulamasının hemen ardından implant ve diş yapılması bilimsel olarak da mümkündür.

Günlük hayatta bu işlemi aşağıdaki durumlarda kullanabiliriz

Üst çene için:

Üst çenedeki tüm dişlerin çekimi veya üst çenedeki tüm dişlerin çekimi sonrasında, durum değerlendirildikten sonra ortalama 6 adet implant uygulanarak sabit dişler yapılabilmektedir. 

Çenenin eğriliği ve mevcut kemik durumuna göre tam üst çene protezleri için 4 implant yeterli olabileceği gibi bazı durumlarda 8 implanta kadar çıkmamız gerekebilmektedir.

Alt çene için:

Tam dişsizlik varsa ortalama 4 implant ile hemen sabit protez yapabiliyoruz.

Çenenin eğriliği ve mevcut kemik durumuna göre üst çenenin tam protezi için 4 implant yeterli olabileceği gibi 6 implant da kullanmamız gerekebilir.

Her iki çenesinde de çiğneme alanı olan bir hastamız varsa 3 implant bizim için yeterli olabilir. On bölgedeki diş eksikliği durumunda hemen diş takılabilir ancak bu dişlerin karşılıklı temasından kaçınmalıyız.

 

Hızlı ve sabit nedir?

Bredent Sky implantları tarafından geliştirilen, dişsiz çeneye anında implant yerleştirilmesine dayanan ve hastaların bir günde sabit dişe sahip olma hayalini gerçeğe dönüştüren bir sistemdir.

Bu konsept daha çok total dişsizlik sorunuyla karşı karşıya olan hastalar için geliştirilmiştir. Aynı zamanda dişlerin çekildiği gün implant yapılması veya dişsiz hastalarda implantın çekildiği gün sabit protez yapılması da mümkündür. Aynı gün içerisinde diş çekimi, implantasyon ve geçici sabit protez yapılmasına olanak sağlayan bu sistemde hasta memnuniyeti son derece yüksektir.

Hangi durumlarda uygulanır?

-Tamamen dişsiz ağızlarda 

– Hastanın tüm dişlerinin çekilmesi gereken durumlarda

-Arka bölgelerdeki kemik eksikliği durumlarında.

Kemik eksikliği durumlarını açıklayabilir misiniz?

Üst çenedeki maksiller sinüs, alt çenedeki mandibular sinir gibi anatomik oluşumlar implantasyon olasılığını sınırlamaktadır. Maksiller sinüsün sarktığı bölgelerde yeterli kemik bulunmaz. Bu gibi durumlarda “sinüs kaldırma” adı verilen ileri cerrahi teknikle implant için gerekli olan kemiği kazanıp implantı yerleştiriyoruz. Yine alt çenede, kemik erimesinin çok fazla olduğu alt çene siniri üzerindeki azı bölgesinde yeterli kemik yoksa augmentasyon teknikleriyle kemik kazandırmak mümkündür.

Ancak bu yöntemler pahalı olması, daha büyük cerrahi müdahaleler gerektirmesi ve kalıcı protezin yapımının uzun süreler gerektirmesi nedeniyle hastalar için tercih edilmeyebilir. Bu gibi durumlarda açılı olarak daha uzun implantlar yerleştirilebilir ve daha az implantla sabit protez yapılabilir.

Hızlı ve sabit yöntemler hangi durumlarda uygulanabilir?

Tamamen dişsiz çenelerde azı dişlerinin önündeki bölgede yeterli kemik mevcutsa;

Diş çekimi yapılacaksa, çekim yuvalarında lazer gibi iyi bir temizleme imkanı varsa;

Çekim öncesinde ağız hijyeni iyi bir seviyeye getirilmişse;

Aktif kalıcı periodontitis yoktur;

Diş hekiminin bu konuda yeterli bilgi ve tecrübesi varsa;

Geçici sabit protezin hemen yapılabileceği laboratuvar imkanı varsa.

 

Hızlı ve sabit uygulama nasıl yapılır?

Varsa sallantılı veya periodontal açıdan çok sıkıntılı olduğu değerlendirilen dişler çekilir.

Üst çeneye 6 açılı veya 6 düz implant, sinüs prolapsusu veya sinir kanalından kaçarak alt çeneye 4 açılı veya 6 düz implant yerleştirilir.

İmplantların üzerine tüm implantları paralel hale getirecek açılı, hızlı ve sabit abutmentler vidalanır.

Abutmentlerin üzerine ölçü analogları yerleştirilir ve açık ölçü tekniği ile ölçü alınır.

Ölçü analogları çıkarılarak abutmentlerin üzerine diş eti şekillendiriciler yerleştirilerek seans sonlandırılır.

Bu izlenime göre ameliyattan sonraki 24 saat içerisinde laboratuarda geçici bir protez hazırlanır ve hastanın ağzına sabitlenir.

Hastanın bir gün sonra geçici fakat sabit dişleri olur.

 

Dezavantajları nelerdir?

Birçok ara parça ve detaydan dolayı maliyetli bir sistemdir.

Geçici protez ne kadar dayanıklı yapılırsa yapılsın bu protezde zamansız kırılma, çatlama gibi sorunlar yaşanabilir.

Protez kırıldığında sistemin bütünlüğü bozulur. Derhal müdahale edilmesi ve sorunun ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Soruna hemen müdahale edilmezse bazı implantlara aşırı yük biner ve bu durum implantların kaybına neden olabilir.

Hastalar geçici protezlerle her şeyi yiyebilir mi?

Bu sistemde implantlar yapılır yapılmaz ilk 1,5-2 ay sert gıdalardan kaçınılmalı, tamamen yumuşak gıdalar tercih edilmelidir. Bu yapılmazsa implantlara çok fazla kuvvet gelir ve implant kaybıyla sonuçlanabilir.

Açılı yerleştirmenin sebebi nedir?

Fast&Fixed tekniği ile arka bölgelerde kemik eksikliğinin olduğu durumlarda başka bir ameliyata gerek kalmadan implantlar dik değil çene kemiklerine açılı olarak yerleştirilir. Bu geometri implantların yüklere daha kolay dayanabilmesini sağlar.

Ağrılı bir işlem midir?

Operasyon sırasında herhangi bir ağrı yaşanmaz.

Dikkat edilmesi gereken noktaları nasıl özetleyebiliriz?

Ağızdaki anatomik durumlar çok iyi değerlendirilmeli ve sinüs boşlukları, sinir kanalları gibi kaçınılması gereken noktalardan kaçınılmalıdır.

Tomografik görüntü üzerinden ölçüm yapılmalı ve iyi planlanmalıdır. Aksi takdirde istenmeyen komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

İmplantların kemiğe yeterince stabil bir şekilde yerleştirilmesi gerekmektedir. Bu açıdan cerrahi işlemi gerçekleştirecek hekimin tecrübeli ve sisteme hakim olması gerekmektedir.

Geçici sabit protezlerin yeterince dayanıklı olması gerekir. Aksi takdirde protez kırılır ve ciddi sorunlar ortaya çıkar.

Hastanın çok iyi ağız bakımı yapması gerekir. Özellikle ilk 3-4 ayda protez altının ağız duşu ile temizlenmesi gerekir. Aksi takdirde enfeksiyon gelişebilir.

Bu sistemde implantlar yapılır yapılmaz ilk 40-60 gün sert gıdalardan kaçınılmalı, tamamen yumuşak gıdalar tercih edilmelidir. Bu yapılmazsa implantlara çok fazla kuvvet uygulanır ve implant kaybıyla sonuçlanabilir.

 

Avantajları nelerdir?

En büyük avantajı anında sabit dişler sunmasıdır. Hasta bir günde damak protezinden kurtulur. Geçici sabit protezler bile eski protezlere göre ciddi bir rahatlık sunar.

Bu sistemde ikinci bir cerrahi işleme gerek duyulmaz. Ölçü alınarak doğrudan kalıcı protez aşamasına geçilebilir. Kalıcı protez yapılana kadar hasta geçici sabit protez kullanabildiği için aynı konfor devam eder.

Maksiller sinüs ve mandibular sinir gibi anatomik oluşumlar nedeniyle tedavi edilemeyen hastalara sabit protez olanağı sunmaktadır.

Sistem çok daha uzun süre implant yerleştirilmesine olanak sağladığı için daha az implantla (alt çenede 4, üst çenede 6) sabit dişler yapılır.

Kalıcı protezler hibrit formda yapılabildiği için pembe diş eti estetiği sağlanabilmektedir.

 

All On Four – Six 

Dört/altı tekniğin tümü, tam çene dişlerinin tamamını kaybetmiş veya kaybetmek zorunda kalan hastalar için mükemmel bir çözüm sunar.

Üst çenede;

Dişlerin kapladığı yüzey alanı alt çenedeki dişlere göre daha büyüktür.

Çene kemiğinin yoğunluğu alt çeneye göre daha düşük olduğundan implantların kemikle entegrasyonu daha zayıf olur ve daha uzun sürer.

Özellikle üst çenenin ön bölgesi estetik açıdan önemlidir.

Eğer sinüs arka bölgede sarkıyorsa destek kemiği azdır, bu durumda ya açılı implantlar uygulanmalıdır ya da kısa implantlar kullanılmalıdır.

Tüm bu faktörler bir araya toplandığında hekimin yaptığı statik hesaplama sonucunda üst çenede çoğunlukla 6'nın üzerinde (All on Six) implant tercih edilmektedir.

Alt çenede;

Diş eğrisi üst çeneye göre daha küçüktür.

Çene kemiğinin yoğunluğu daha fazla olduğundan implantlar kemiğe daha sıkı sabitlenebilir.

Arka bölgeye sabitlenen 4 implant (All on Four) alt çene sinir demetine açılı olarak yerleştirilen implantlar ve önde iki implant üzerine yapılan protezler sabit implant protezi için tercih edilmektedir.

All on Four/Six kimlere uygulanabilir?

Bredent/Fast&Fixed tekniği ile bu yöntemi genel sağlık durumu implant uygulamasına uygun olan, seri diş çekimleri sonrasında veya tam dişsizlik durumunda anında çözüm isteyen herkese uygulayabiliyoruz.

All on Four / Six'in avantajları nelerdir?

İleri kemik ameliyatına gerek yok

Çevredeki anatomik yapıların (sinüsler gibi) orijinal yapılarına dokunmuyoruz.

Hiç dişsiz kalmadan hayata devam etmek mümkün. Bu da kişinin psikolojik olarak mutsuz olmasını engeller, sosyal hayattan taviz verilmesine gerek kalmaz.

Sabit dişler hemen sabitlendiği için hemen yemek yemeniz mümkündür.

Dişler hemen düzeldiği için konuşma güçlüğü yaşanmaz.

İmplant uygulaması lazer ile yapılırsa işlem sonrası şişlik ve ağrı en aza iner.

All on Four sistemi 27 yıldır kullanılmakta olup başarısı literatürde kanıtlanmıştır.

“Bredent Fast&Fixed” tekniği 11 yıldır kliniğimizde uygulanmakta olup başarısı binden fazla hasta tarafından onaylanmıştır. Bu sistemin Er:YAG lazer ile uygulanması işlem sonrası ağrı ve şişliği de azaltır, enfekte dokular yüksek başarı ile temizlenebildiği için başarı oranı da artar.

 

DİŞ HEKİMLİĞİNDE LAZER KULLANIMI

 

Lazerlerin diş hekimliğinde kullanımı her geçen gün faydalarını ve kullanım alanlarını arttırarak gelişmekte ve ilerlemektedir. Yumuşak doku lazerleri, diyot lazerler ve Nd:YAG lazerler yaygın olarak kullanılsa da Er:YAG (sert doku) lazerler özellikle implant cerrahisi ve sert doku (kemik ve diş) operasyonlarında çok önemli avantajlar ve tedavi başarıları sunmaktadır.

1) Dikişsiz/Kılavuzlu İmplant Uygulamalarında:

Diş eti dokusunu açıp yönlendirerek doku kazanımı açısından avantaj sağlar. Bu sayede implant kesilmeden, kanamadan, doku kanlanması bozulmadan ve minimum ağrıyla uygulanır. Ayrıca temas ettiği tüm dokularda dezenfeksiyon sağlayarak yeni enfeksiyon riskini azaltır.

2) Diş Çekimi Sonrası Enfeksiyonun Temizlenerek Acil İmplant Uygulamaları:

Normalde enfeksiyon nedeniyle bekleme gerektiren dişlerde bile çekimden hemen sonra lazerle temizlenerek implant yapılabilmektedir. Enfeksiyonun olmadığı durumlarda işlem sonrası komplikasyon riskini önemli ölçüde azaltır.

3) Hemen Sabit Diş Yapılacak İmplant Uygulamalarında Lazer Kullanımı

İmplantın kemiğe entegrasyonu (füzyon) başarı oranını arttırır.

 

4) Kemik eksikliklerinde kemik replasmanı öncesi doku hazırlanmasında:

Enfekte olmuş dokuların güvenli bir şekilde temizlenmesini ve kalan kemik dokusunun dezenfeksiyonunu sağlayarak yeni kemik oluşumunu aktive eder ve başarıyı arttırır.

5) Peri-implant Enfeksiyonunda (periimplantitis) Tedavi Prosedürleri:

Lazer, önceden yapılmış implant yüzeylerinde enfeksiyon ve sonrasında oluşan kemik erimesinin tedavisinde bilinen en iyi implant ve kemik yüzeyi temizleme ve dezenfekte etme aracıdır. Lazer sayesinde implant yüzeyi neredeyse orijinal yüzey yapısına kavuşur ve tedavi edilmesi mümkündür.

 

Dikişsiz İmplant Uygulamaları – Kapaksız İmplant Uygulamaları

 

Diş eti kesilmeden ve dikişsiz yapılan implant uygulamalarına flepsiz implant uygulamaları denir.

3 şekilde yapılabilir:

Üç boyutlu görüntünün bir bilgisayar programında işlenerek kılavuz plaka ile (Statik Navigasyon)

Üç boyutlu görüntü ile çalışan yeni nesil robot kolları (Dinamik Navigasyon)

İmplant uygulamasını yapan hekimin deneyimi ile üç boyutlu görüntünün işlenmesi ve lazerle diş eti yönlendirmesi sayesinde yumuşak doku kazanımı sağlanır.

3 boyutlu olarak kemik yapısının ve anatomisinin bilindiği ve kemik kalınlığının uygun olduğu durumlarda diş eti kesilmeden implant yerleştirilebilir. Lazer ile sadece implantın girebileceği yer açılarak implant yerleştirilir. Diş eti çok fazla kesilmediği için dikişe gerek kalmaz ve diş eti kemikten ayrılmadığı için implant etrafındaki kemiğin kan dolaşımı da bozulmaz. Bu nedenle kemik ve diş eti travmatize edilmediğinden hasta ekstra ağrı ve şişlik olmadan rahat ve hızlı bir iyileşme süreci yaşar.

 

Güdümlü - Kılavuzlu İmplant Uygulamaları

Rehberli implantolojide implant yapılacak kişinin 3 boyutlu tomografik görüntüsü ve ağız içi ölçümleri alınır, rehber programda planlanır ve implantlar kemikte uygun noktalara yerleştirilir. Bu sayede işlem öncesi açıları ve pozisyonları 3 boyutlu olarak hazırlanan kılavuz plakalar ile implantların protetik açıdan en uygun pozisyona yerleştirilmesi mümkün olmaktadır. Son protez de aynı planlamayla önceden tasarlandığından, iyileşme sürecinden sonra protez için gerekli olan seans sayısı hata payı olmadan minimuma indirilir.

 

Kemik Yetmezliğinde İmplant Tedavisi

  İmplant destekli dişlerin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için implantların tüm çevresi boyunca en az 1 mm'lik dokular tarafından tutulması gerekir. Bu nedenle uzun ömürlü implantların yapılabilmesi için yeterli genişlik ve uzunlukta kemik desteğinin bulunması gerekir.

Yeterli kemik olup olmadığını belirlemek için iki temel yöntem vardır:

1) Bilgili ve deneyimli bir hekim tarafından yapılan klinik muayene

2) Klinik kontrollerde ve hatta operasyon sırasında tespit edilemeyen tüm detayları görebildiğimiz dental volümetrik tomografi ile 3 boyutlu görüntüleme 

 

Çenede sağlıklı protez yapmaya yetecek kadar kemik bulunmadığı tespit edilirse alt veya üst çenede farklı teknikler uygulanarak yeni kemik oluşumu sağlanabilir veya doğru protez çözümleri uygulanarak sağlıklı bir çiğneme sağlanabilir. Hızlı ve Sabit teknikle açılı implantlar.

Yeni kemik oluşturma teknikleri şunlardır:

1) Sinüs Kaldırma Tekniği: Üst çenenin arka bölgelerinde kemik yoksa sinüs bölgesinde dikey olarak yeni kemik oluşumu sağlanabilir.

2) Split Osteotomi (Sandviç Tekniği): Kemik kalınlığının yetersiz olduğu durumlarda kemiğin sandviç gibi açılmasıyla implantın kemik arasına yerleştirildiği tekniktir.

3) Blok kemik oluşturma tekniği: Çene veya kalça arkasından blok kemik alınarak eksik bölgeye yerleştirilerek uygulanır.

4) Kutu Tekniği: Yapay kemik malzemeleri ve termoplastik kalıplama tekniği ile uygulanır.

Sinüs Lifting – Sinüs Lifting

 

Sinüsler üst çenede arka azı dişlerinin üzerinde bulunan hava boşluklarıdır. Aslında fonksiyonel bir organ olan sinüsler, alttaki dişler çekildikten sonra zamanla alttaki kemiği eriterek bu bölgeye implant uygulanmasını zorlaştırabilir. Bu nedenle sinüs operasyonları yüksek hassasiyet ve hekim deneyimi gerektirir.

Sinüs lift operasyonları açık lift ve kapalı lift olarak ikiye ayrılır. 4-5 mm veya daha fazla kemik varsa ancak implant için yeterli değilse yan pencere açmaya gerek kalmadan sinüsün uygun el aletleri yardımıyla ağız içinden yükseltilerek yeni kemik oluşumunun sağlanması işlemidir. kapalı sinüs kaldırma denir. Kapalı lift uygulanan durumlarda implant işlemi aynı seansta yapılabilmektedir. Kemik oluşumu için kemik tozu veya PRF (büyüme hücreleri içeren konsantre kan) kullanılabilir. Açık lift uygulamasında sinüs yan duvarından pencere açılarak kemik oluşumu sağlanır. Yeterli tutuculuk sağlandığı takdirde implant aynı seansta uygulanabilir. Sağlanamadığı durumlarda 6 ay beklenir.

“Sinüs ameliyatlarında temel amaç, sinüs anatomisine zarar vermeden altta azalan kemik hacmini kemik oluşturucu materyallerle arttırmaktır. Böylece bölgede oluşan kemik olgunlaştığında bu bölgeye başarılı bir implant uygulaması yapılabilecek” dedi.

Bazı durumlarda sinüs boşluğuna komşu bölgelerde kemik varsa açılı implant yerleştirilerek sinüs operasyonuna gerek kalmadan tedavi uygulanabilmektedir. Eğer sinüs boşluğunun altında az miktarda kemik varsa kısa implantlar ile sinüs operasyonlarına olan ihtiyaç ortadan kaldırılabilir.

 

Sistemik Hastalıklarda İmplant

Günümüzde dişlerimiz hem estetik hem de fonksiyonel olarak hayatımızda çok önemli bir yere sahiptir. Mevcut dişlerimizi mümkün olduğunca korumamız ve dişlerimize iyi bakmamız gerekiyor. Ancak bazı durumlarda maalesef dişlerimizi kaybetmenin önüne geçemiyoruz. Bu gibi durumlarda implant tedavileri imdadımıza yetişiyor.

Vücudumuzun sistem sağlığının çok önemli olduğu asla unutulmamalıdır, vücudumuza çok iyi bakmalı ve genel sağlığımıza çok dikkat etmeliyiz.

Kişinin sağlığını riske sokan bilinçsiz uygulamalar kadar zarar verici olduğu gibi, uygun önlem ve kontroller alınarak implant destekli protez yaptırabilen kişilerin bu tedavilerden bilinçsizce kaçınarak yaşam konforunu elinden alması da bir o kadar zararlıdır.

Dişsizlik insanlarda sağlıksız beslenmeye neden olmakta ve hastaları psikolojik olarak yıpratmaktadır.

Her tıbbi tedavide olduğu gibi implant uygulamalarında da yapılmaması gereken durumlar olabilir. Tedavi edilmemesi gereken bu koşullara kontrendikasyon denir. Kontrendikasyonların çok iyi tespit edilmesi durumunda zarar verici tedaviler yapmayacağız ve kontrendikasyonu olmayan kişileri tespit edip gerekli tedavileri yaparak dişsiz bırakmayacağız.

Kontrendikasyonlar lokal ve sistemik olarak ikiye ayrılabilir. İmplant tedavisinin planlanması ve uygulanmasında sistemik hastalıkların varlığı önemli rol oynamaktadır. Kemik metabolizmasını, dokulardaki yara iyileşmesini ve sonuçta implant tedavisinin başarısını etkileyen bazı sistemik hastalıklar vardır. Ayrıca ilaçla ya da diğer yöntemlerle tedavi edilen sistemik hastalıkların da implantları ve çevre dokuları etkileme potansiyeli bulunmaktadır.

 

Kardiyovasküler (Kalp ve Damar Hastalıkları)

“Kalp hastalıklarında özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanımı takip edilmeli ve doğru anamnez alınarak gerektiğinde tedaviyi yapan hekime danışılmalıdır.”

Hipertansiyon, ateroskleroz, damar darlığı, koroner arter hastalığı ve konjestif kalp yetmezliği gibi bazı hastalıkların; kan akışının baskılanmasına, oksijen yoğunluğunun azalmasına ve dokuların beslenmesinde bozulmaya yol açsa da implantın kemiğe entegrasyonunu engellemez ve bunun sonucunda kalp damar hastalıkları implantların klinik başarısını olumsuz etkilemez.

Yapılan araştırmalar, konjestif kalp yetmezliği ve hipertansiyonu olan hastalarda bu hastalıkların tedavisinde kullanılan Nifedipin (Adalat, Nidilat vb.) gibi kalsiyum kanal blokerlerinin hücreye doğrudan kalsiyum girişini sağlayarak kemik erimesini azaltabildiğini göstermiştir. Aynı şekilde kalsiyum kanal blokerlerinin doza bağlı olarak kemik rezorpsiyonunu 50%'ye kadar azalttığını göstermişlerdir. Bu, bazı kalp ilaçlarının pozitif etki mekanizmasını göstermektedir.

Şeker hastalığı

“Birçok durumda diyabet hastalarında bilimsel değerlere uyularak implant uygulaması yapılabilmektedir. Kliniğimizde 14 yıla kadar geçmişi olan ve takip edilen vakalarımız var” dedi.

Şeker hastasıysanız ve implant yaptırmak istiyorsanız, şimdiye kadar yaptığınız muayeneler ve doktorunuzun görüşleri doğrultusunda başvuruda bulunduğunuz takdirde, detaylı muayene ve gerekirse konsültasyon sonrasında uygun görülmesi durumunda diş tedavilerinizi yaptırmanız mümkün olacaktır. takibinizi takip eden veya bu alanda yetkin başka bir hekime başvurun.

Diyabetin göz, böbrek, beyin damarları, mikro ve makro damar bozuklukları, yara iyileşme bozuklukları gibi çeşitli sistemik komplikasyonları vardır. Ağızda kuruluk, yaygın çürük, mantar ve diş eti hastalığı ile ilişkilidir. 

Çoklu implant yerleştirilen diyabetik hastaların implant başarısını araştıran makalelerden elde edilen verilere göre; kontrol altındaki diyabetik hastalarda implant kaybı oranının normal sınırlarda olduğu sonucuna varılmıştır. Kliniğimizde kontrol altında tutulan diyabet hastalarının implant tedavi sonuçları da bu görüşü desteklemektedir.

Bu çalışmaların verilerine göre implantların osseointegrasyonunu garanti altına almak ve yumuşak doku iyileşmesindeki gecikmeyi önlemek için ameliyat öncesi ve sonrasında iyi bir glisemik kontrolün sağlanması gerekmektedir. Bu amaçla son 6 ila 8 haftadaki ortalama kan-glikoz konsantrasyonunu gösteren HbA1c testi yapılır. İmplant uygulaması klinik kontrol ve sonuçların klinik olarak değerlendirilmesi ile değerlendirilir.

Kortizon (Kortikosteroid) Kullanan Kişilerde Diş Tedavisi

“Her ilaç gibi kortizon kullanımında da süre ve dozaj önemlidir. İmplant uygulamasına ilişkin karar, hastanın genel anamnezi ve klinik kontrolünden sonra hekim tarafından verilmelidir.”

Kortikosteroidler birçok sistemik hastalığın tedavisinde kullanılan güçlü antiinflamatuar etkiye sahip ilaçlardır.

Bu ilaçlar iltihabı azaltır ve şişliği ve buna bağlı ağrıyı azaltmada etkilidir; ancak aynı zamanda protein sentezini azaltır ve yara iyileşmesini geciktirir. Ayrıca lökosit sayısını azaltarak hastanın enfeksiyona karşı direncini azaltırlar. Bu nedenle başlangıç dozundan sonra 3-5 gün süreyle uygun antibiyotik kullanılmalıdır.

Osteoporoz ve dişler arasındaki ilişki

”Aşağıdaki veriler ışığında osteoporozun diş implantı tedavisi için bir kontrendikasyon olmadığı sonucuna varılabilir. Ancak yine de cerrahi işlem öncesinde genel kontrol, değerlendirme ve ağız hijyeninin tam olarak sağlanması tavsiye edilmektedir.”

Osteoporoz, yaşla birlikte kemik kütlesinin azalması sonucu kemikteki protein ağının seyrelmesiyle iskelette ortaya çıkan, kemiklerin çok kolay kırılmasına neden olan bir kemik hastalığıdır. Çenelerdeki osteoporotik (kemik erimesi) değişiklikler vücudun diğer kemiklerindeki değişikliklere benzer. 

(Osteoporoz, kortikal kemikten daha fazla trabeküler kemik yoğunluğu kaybına neden olduğundan, implantların hemen stabilizasyonu için bir kontrendikasyon değildir. Elli yaşın üzerindeki menopoz sonrası hastalarla yapılan birçok klinik çalışma, kayıp oranlarının diğer hastalarınkine yakın olduğunu ve hormon replasman tedavisinin uygulandığını göstermiştir. tedavinin (HRT) kayıp oranı üzerinde hiçbir etkisi yoktur).

Chen ve arkadaşlarının bir meta-analizinde. (Çok sayıda literatür çalışması analiz edildiğinde), osteoporoz ile diş implantı kaybı arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı değildi.

 

Bifosfanat Kullanımı ve Diş İmplant Tedavileri

“İntravenöz bifosfonatlar implant cerrahisi için yüksek risk oluşturmaktadır. Bu ağızdan alınan ilaçların kullanım süresi ve dozlarına, diğer hastalıklar ve kullanılan ilaçlar, genel klinik muayene ve anamnez, gerekirse serum CTX testi de değerlendirilerek tedaviyi uygulayacak hekim tarafından karar verilmelidir.”

Bifosfonatlar birçok kemik hastalığında yaygın olarak kullanılan bir ilaç grubudur ve osteoporoz, metastatik kemik tümörleri ve Paget hastalığının tedavisi için ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmıştır. Bifosfonatlar osteoklastları baskılayarak veya kemik emilimini azaltarak etki gösterir.

Radyoterapi ve diş implant tedavisi arasındaki ilişki

“Baş ve boyun radyoterapisi dokularda oksijen eksikliğine, damar daralmasına ve doku bozulmasına neden oluyor. Doku canlılığının azalması nedeniyle yeniden şekillenemez ve kemik yıkımı riski artar.”

Radyoterapi görmüş hastalarda implantın entegre olamama riski 2-3 kat daha fazladır. Bu durumdaki kişilerde işlem öncesi ve sonrasında 1 ATM'nin üzerinde basınçla 20 kez hiperbarik oksijen kullanımının başarıyı arttırdığı bildirildi.

Bir diğer konu ise implant uygulaması sonrası radyoterapidir. İmplant uygulandıktan ne kadar süre sonra bu tedavi yapılır ve dozajın sonuca önemli etkisi vardır. Eski implantlarda riskin daha az olduğu rapor edilmiştir.

Ektodermal displazi ve diş implantları arasındaki ilişki

“Ektodermal displazi saç, deri, tırnak ve diş gibi dokulardaki kusurlarla karakterize kalıtsal bir hastalıktır. En yaygın oral klinik görünüm bir veya daha fazla diş eksikliğidir.

Klasik diş tedavisi ve protez teknikleri çoğu zaman yetersiz doku desteği nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmaktadır. Doğru yöntem gelişim tamamlandıktan sonra yapılacak implant destekli tedavilerdir.

Tek diş eksikliği tedavilerinde implant uygulaması önerilmezken, ağır hipodonti (diş eksikliği) vakalarında implant uygulamaları için alt çene ön bölgesinin en uygun bölge olduğu tespit edilmiştir. Çalışmalar, alt çeneye kıyasla üst çenede önemli ölçüde daha düşük bakım ve başarı oranları bildirmiştir.

 

İmplant destekli protezler teknik olarak ikiye ayrılabilir:

1) Sabit İmplantlı Protezler: 

Bu protezler kullanıcı tarafından hiçbir şekilde çıkarılamayan ve hastalar tarafından çoğunlukla tercih edilen protez türleridir.

Bu tip protezler hemen hemen her zaman bir veya az sayıda dişin olmadığı durumlarda tercih edilir.

Tam dişsizlik vakalarında da sıklıkla tercih edilirler ancak başarılı sabit protezler yapabilmek için doğru koşulların, planlamanın, malzemenin ve tekniğin doğru seçilmesi gerekir.

Sabit İmplant Protezler ikiye ayrılır:

  1. a) Çimentolu Sabit Protezler:

Bu protezler, implantların üzerine vidalanan dayanaklar üzerine yapıştırılan protezlerdir ve bu özelliğiyle temel mantığı diş üzerine yapılan kuron-köprü gibidir. Hasta tarafından çıkarılamazlar ve gerektiğinde hekimler de kolaylıkla çıkaramazlar. Çıkarılması için darbe uygulanması veya protezin kesilmesi gerekir. Tam dişsizlik durumunda minimum 6 implant yapılması gerekmektedir.

Malzeme olarak metal destekli porselen kuronlar, zirkonyum destekli porselen kuronlar, monolitik zirkonyum ve BioHPP alt yapı kompoziti kullanılmaktadır.

  1. b) Hibrit (Vidalı) Sabit Protezler:

Bu protezler implantlara vidalanan dayanaklara sabitlenir. Hekimler ve hastalar tarafından giderek daha fazla tercih edilmektedir. Kullanıcı tarafından çıkarılamazlar ancak hekim tarafından istenildiği zaman kolaylıkla çıkarılıp takılabilirler. Böylece istenildiğinde çıkarılabilmekte, implant çevresinde bakım kolaylıkla yapılabilmekte ve herhangi bir nedenle oluşabilecek kırık vb. sorunlar kolaylıkla onarılabilmektedir. Tam dişsizlik durumunda minimum 4 implant gereklidir.

Malzeme olarak; Metal altyapılı zirkonyum porselen malzemeler kullanılabileceği gibi kompozit ve geliştirilmiş akrilik gibi yumuşak malzemeler daha çok tercih edilmektedir.

2) Hareketli (Hareketli) İmplant Protezler:

Bu protezler hem implant hem de damak tarafından desteklenen, kullanıcı tarafından istenildiği zaman çıkarılıp takılabilen protezlerdir. Özellikle kemik dokusunun zayıf olduğu ve implantların az destek sağlayabildiği durumlarda, kemik kaybı nedeniyle kişilerin implant etrafına ulaşmakta ve protezleri temizlemekte zorluk çekebileceği durumlarda tercih edilmektedir.

Protezleri destekleyen farklı bağlantı (tutucu) sistemleri bulunmaktadır. Bu sisteme göre konumlayıcı ataşman tutucusu, topuz ataşmanı tutucusu, teleskop ataşmanı tutucusu gibi isimlere sahiptirler.

Bu protezlerin seçimi ilk muayenede kişinin kemik yapısı, istekleri, beklentileri ve destek dokuları incelenip analiz edilerek yapılmalıdır. Dişi olmayan ancak kemik seviyesi yeterli olan kişiler de implant destekli protezler kullanabilirler.

 

Periimplantitis – İmplant Enflamasyonu

Ameliyat, protez yapımı veya implant çevresindeki dokulardan dolayı, ağız hijyenine dikkat edilmemesi nedeniyle implant çevresinde oluşan ve çevre dokularda kemik kaybına yol açan enfeksiyondur. Bakterilerin birikmesiyle dokular kendini korumak için enfeksiyon oluşturur ve bu da kemik kaybına yol açar. 

İmplant çevresi dokulardaki inflamasyonu tedavi etmek elbette mümkündür. Oluşan doku kaybının miktarına göre tedavi yöntemi değişmektedir. Bazı durumlarda diş eti ve kemik dokusunu hiç açmadan doğrudan lazerle temizlemek tedavimiz için yeterli olabilirken bazı durumlarda diş eti dokusunu küçük bir lazer müdahalesi ile açıp bu kadar detaylı bir şekilde temizleyebiliriz. Başarılı bir şekilde başka hiçbir aletle temizlenemeyecek ve yeni kemik oluşumu sağlanabilecektir. Bu tedavide ER:YAG sert doku lazerinin kullanılması en uygunu olacaktır.

“İmplant iltihabının tedavisi sırasında implant yüzeyini implanta zarar vermeden orijinal yapısına olabildiğince yakın hale getirmek için kullanılan en başarılı yöntem elbette ki ER:YAG Lazer ve SWEEPS teknolojisi ile yüzey temizliğidir.”

Periimplantitis tedavi edilebilir mi?

Sert doku lazerleri olarak bilinen ER YAG lazerler periimplantitis tedavisinde en başarılı sistemlerdir. Bu tedavinin temel amacı enfekte kemik ve dokuyu uzaklaştırıp yerine sağlıklı, yenilenmiş kemik ve doku yerleştirmektir.